Sagopa Kajmer & Kolera “Bendeki Sen” ~ Hakkında
Yazar: rapley Tarih: Mayıs 30th, 2010Sagopa Kajmer & Kolera’ nın düet albümü “Bendeki Sen” in müzik marketlerde yerini almasına sayılı günler kala albüm hakkında bilgiler yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Albüm hakkında bilgileri, sagopa Kajmer’ in albüm hakkında açıklamasını ve albümün büyük boy kapağını haberin devamında bulabilirsiniz…
Uzun zamandır merakla beklenen süper ikilinin yeni düet albümü toplam 16 şarkıdan oluşuyor. İnsanın içine işleyen müzik derin anlamlar içeren sözler eşlik edilesi nakaratlar kısacası müzik adına bulunabilecek bir çok güzel şey bu albümde bir arada.
Albümde scratch sevenler için 1 tane özel şarkı da var, hem de uzunca, baştan sona…
Aynı zamanda Sagopa Kajmer’in bir de derin mi derin solo şarkısı bulunmakta…
Sagopa ve Kolera “Bendeki Sen” albümünün turnesi için Ekim ayını seçtiler.
SAGOPA KAJMER’ in AÇIKLAMASI
Selamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu
Muhteşem bir turnenin sonuna geldik.Çok yorulduk,en azından ben çok yoruldum.Turne bitti lakin yeni albümün çıkacak olması ve hazırlık aşamaları yorgunluğuma ek oldu.Yine de şu bir gerçek ki,yorulmadan olmuyor.hakederek kazanmak işin en önemli kısmı.Bu yorgunluklar her ne kadar bedenimi ve zihnimi yorsa da biliyorum ki ben bu işten nimetleniyorum.Elhamdülillah!…
Turneden bahsedeyim;
Şehir şehir bahsetmektense kısaca genellemeyi tercih ediyorum.Her yerin ayrı bir havası oluyor.Bir şehri anlatsam diğeri de istiyor.Malum sevgi heryerde sevgi.Şehir ya da insan ayrımı yapmadığım için genellemeyi tercih ettim.Mesela Ankara’ya konser vermek üzere gittiğimde biliyorum ki herşey harika olacak,çünkü orası yıkılmayan bir kale gibi.Buna keza Bursa’ya gitmek üzere yola koyulduğumda kalbim bana herşeyin iyi gideceğini söylüyor,İzmir desen kesinlikle aynı hisleri bana hissettiriyor,konser ve dinleyici iyi olacak diyebiliyorum.Şimdi bunları duyduktan sonra İzmit,Sakarya,Adana gibi iller de aynı şeyleri duymak,okumak ister.Aynen her yer için farklı güzellikler hissediyorum.Adana’da 2006 dan bu yana beklenti vardı.Özlem-hasret doruktaydı.O kadar muhteşem bir Adana konseriydi ki,uzun zaman akıllarda kalacak.Sonrasında orkestramla yemeğe gitmemiz ayrı bir renkti.Adana’da yemek yemek de apayrı bir eğlence-zevk.Teşekkürler Adanaya.
Şu an inanın ne yazmam gerektiği hakkında hiçbir fikrim yok.İyisimi ben yazayım sizler okuyun.Sabahın 8 inden bu yana çalışıyorum saatim 21:19 u gösteriyor ve hala çalışıyorum.Hergün bu derece aktif olmasam da genelde hep böyleyim.Bazen gecelere dek bazen uykusuz kalarak bazen de yarı uyuyarak yarı çalışarak ama bir şekilde belirgin tempolarla hayattayım.
Turnede PESIMIST ORKESTRA da vardı:)
Asıl anlatılması gereken bu turnenin kahramanlarıdır.Gerçekten arkadaşlarım-kardeşlerim muhteşem bir işe imza attılar.Onlar çaldıkça bizim sesimiz daha fazla çıktı.Benim müziğim eğer ki iyi çalınamazsa insanları kesinlikle tatmin etmez.Duyguyu vermeden tepkiyi bekleyemezdik zaten.Pesimist Orkestra üyelerine,her birine ayrı ayrı teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Pesimist Orkestra:Bateride Anıl,Klavyede Deniz,Bass Gitarda Feryin,Elektro ritim gitarda Engin!… alkış:)
Son iki konserdeyse Feryin yerine çocukluk arkadaşım Gökhan bizlere eşlik etti.1996 yılında ilk grubumu kurmak üzere müzisyenleri toplamıştım.Bas gitarda kuzenim vardı klavyede ben ,vokalde çağlar ,gitarda ise gökhan vardı.O zaman çok eğleniyorduk ama sadece eğlenmiştik.Gökhanı 14 sene sonra ilk kez Pesimist Orkestraya dahil olduğunda gördüm.Bir deri bir kemik kalmış ama ne bass gitar performansıydı !… son zamanlarda ne zaman çok duygulandın diye sorsanız Gökhanı 14 sene sonra gördüğümde diyebilirim.Bunun nedeni şuydu:
Feryin’in özel bir konsere katılması gerektiğinden mütevellit bas gitar performansı için bir kişi lazım geldi.Bana ‘’senin çocukluk arkadaşın Gökhan gelsin mi?” dediler.İçimden dedim ki”bir Gökhan var o da taiwan’a temelli gitti başka Gökhan mı var?” sonra dediler ki” Zaten beraber grubunuz varmış” .O zaman zarfında Taiwana giden Gökhan’la da Rap ve Break dans grubumuz vardı.Dedimki kendi kendime ”Yahu işte Taiwan a giden Gökhan bu ”.Ve dedimki onlara ”Tamam o Gökhan gelsin”.Konserden evvel son bir pratik de yapamadığımız için ilk konserde karşılaşma şansımız oldu.Bir de baktım ki o Gökhan o değilmiş.Tamamen aklımdan çıkmak üzere olan bir anım canlandı.Eskiden grup kurmak istediğim Gökhan bana 2 anımı birden hatırlattı..
1996 daki hayaller 2010 da gerçek oldu her ikimiz için de.Nerden nereye.
Yaaa işte böyle.Anektodumuzu da aktardıktan sonra devam edelim.
Turne ilk başta bana korkutucu gelse de,orkestrayla pratiklerimizin gün geçtikçe iyiye gitmesi neticesinde korku etkisini heyecana bıraktı.Sonuçta bence ortaya çok farklı ve ilk kez denenmiş harika bir rap turnesi çıktı.Aslında sadece rap demek müziğe ihanet olur.Turnede rock da vardı,arabesk de vardı,taverna da vardı,newage de vardı,jazz ve heavy metal de vardı.Kısacası içime çok sindi.Devamını da istiyorum.
Pesimist Orkestraya teşekkürler…
Yorucu bir turne programından geriye resimler ve videolar kaldı.Hayat işte böyle hızlı kaçıyor önümüzden yakalayabilene aşk olsun.
Bir sonraki turne Bendeki Sen turnesi olacak.Eşim Kolera ile büyük,geniş kapsamlı bir turne için geri sayıyoruz.Allah’ın izniyle kavuşuruz inşa’allah.
Konserlerde bayanları rahatsız etmeleri,sıkıştırmaları,ezmeleri,kısacası çeşitli şebeklikler yapılması turnenin kötü taraflarından.Bundan sonraki turnede eğer gözüme böyle bir şey çarparsa o şahsı ya da şahısları sert kullanarak kapı dışına attıracağım.Aksi taktirde bayan kardeşlerimiz rahata eremeyecek.Herkesin rahatı için artık böyle yapmam şart.Biraz saygı.Be mübarek adam içeride Allah adı geçiyor sen orada torbaya çarpsan değsen şehvete kapılıyorsun,kapalı bayanlar içeride izlemeye gayret ederken insafsızca onlara art niyetle yanaşıyorsun.Bayanların da konseri daha arkadan izlemeleri onların hayrına olur,ön taraflar çok sıkışıyor.Bu turnede çok rastladım bu hadiselere.Üzüldüm ama sahneden hangi birine yetişeyim.Neyseki tadsızlık çıkmadı hiçbir şehirde.Asıl tadsızlık benim içimdeydi de kimse anlamadı.Buradan okuyunca anladınız işte.
Aklımda olan şeylerden biri de su meselesi.Oradaki uzun bekleyişte birçok kişi su kaybediyor ve bayılanlar oluyor.Konser esnasında da benden su isteyenler oluyor.Sonuçta bir su bayii değilim ama halinize de üzülüyorum.Bu turnede bir kız gördüm acınası bir halle bana bakıp ”ne olur su” dedi.O arada ben rap yapıyordum kaptırmıştım ama onca hengamede elime su alıp kendisine ulaştırmayı başardım.Bana inanın o şarkı bitene dek suyu kana kana içti.O kadar sevindim ki onun adına.Ufakça bir kızdı.Hahahaha ne alemsiniz.Yanınızda su bulundurun.Konser başlamadan 1 lt felan için.Şişin ,için için şişin:) şaka bir yana bu konu mühim.
Kafile 2 den bahsedeyim.Çünkü Yeraltı Kafilesi albümü ve gelişmeleriyle ilgili bir yazı ya da haber yapamadık.Yoğunluğumdan dolayı kendime de vakit ayıramadım diğerlerine de ama idare ediverin.
Öncelikle belirtmeliyim bu albüm büyük bir kumar gibiydi.Ya satacaktı ya da batacaktı.Ne sattı ne de battı.Ama benim ruh halimi batırdığı kesin.Albümdeki bir takım arkadaşlar büyük beklentilere girdiler,para beklentisi olanlar oldu,muhteşem satışların olduğunu zannedip bizden gizli soruşturanlar ve ters ters mailler atanlar oldu.Gerçekten bunlar oldu.Şaşılacak iş.Ne beklerken ne bulduk.Sanki onlardan gizli para kaçırıyormuşuz gibi davranmaları beni kırdı.Aslında çoğu arkadaşımız ses soluk çıkarmadan adabıyla işine devam etti.En azından susabildiler.Ama bir takım kardeşlerim hallendiler,onların kıyıda rüzgar çıktı.Orada çıkan rüzgarın komşuya değmemesi ne mümkündür.İlk Kafile albümünde de bunu yaşamıştım.O nedenle 2. kere basımı olmamıştı.Yeraltı Kafilesi nin de 2.basımını yapmayacağım.Ben daha fazla insanların halleriyle haşır neşir olmak istemiyorum.Oysaki ben onlara destek olsun diye bunu yapmıştım.Bu iş buraya kadardır.Bu albüm içindeki rapçilerden istediğime de solo yapabilirim ama bu kafile 2 albümü için noktayı koyuyorum.herkese satış raporlarımız ve miktar beyanımız bildirildi ulaştırıldı.Usule uygun bir şekilde helaliyle bu işi de atlattık.
Nokia ile anlaşma yaptık.1 şarkı ve aynı şarkının özel remixi ile ilgili bir anlaşma.Bir dizi iz adlı şarkı ve remixi.Biz bu anlaşmadan bir tek kuruş almadık ama öyle mailler öyle lakırdılar var ki sanki milyon dolarlar kazanmışım da para kaçırmışım.Yapmayın Allah aşkına böyle müslümanlık olur mu? Nokia bize bir reklam fikri sundu Comes with music adı altında bir oluşumdan söz etti.Bizler de tek bir şarkıyla işe dahil olduk ama maddiyat adına zırnık almadım.eğer tüm albümümü verseydim Nokia’ya tabii ki hakkımı alırdım ama bu sadece küçük çapta karşılıklı bir reklamın anlaşmasıydı.Ama arkadaşlar sağolsunlar hadisler maillediler,özlü sözler yazan mı istersiniz ne isterseniz var.Yaa sizler iyi müslümansanız ben o müslümanlıkta yokum.Böyle olmaz bu iş.bilip bilmeden zanla yürümez bu itikad.Şerhini bile yapamadığınız hadis-i şerifleri henüz gerçekliği kesinleşmemiş,belirsiz bir zan üzerine yazmak,tebliğ etmek ne kadar gülünç ve acınasıdır.Ne kadar farklı ve büyük bir günahtır.Keşke bunu bilseydiniz.Ama size göre en akıllı sizlersiniz.
Bu arada ben bir müzisyenim ve bana bir din adamı gibi muamele yapılmasını istemiyorum.Ben müziğimde dini meselelerden bahis açabiliyorum,tasavvuftan söz edebiliyorum ama bu demek değildir ki ben bir din müzisyeniyim ya da bir din adamıyım.Ben sadece müzisyenim ama olması gereken gibiyim.Bazıları sürekli üzerime gelip duruyor.Sago şu günahı işliyor,sago niye şöyle yapıyor vs vs.Sana ne ki? size ne ki? Önce kendi tadilatını bitir sonra komşununkine yardım edersin.evin yerle bir olmuş duvarların rutubeti ciğerlerini sağır etmiş sen hala aman yandaki arkadaşın evi düzenlensin diyorsun.Bu ne lakırdıdır…
Kısacası ben bir müzisyenim,günahım da benim sevabım da.Ve ben hiçbir cemaatin,hiçbir tarikatin,hiçbir din adamının dahilinde değilim.Ben tek başına bir bireyim.Herkes de öyle.Ben tasavvuf aşığıyım,sizin sandığınız gibi bir cemaatin içinde olan şarkıcı kimlikli bir cemaat üyesi de değilim.Ben benim ve kimse bendekini benden iyi bilemez.Bazen benim mütevaziliğim insanların kibirleriyle ters düşüyor,bazen de mütevaziliğimden güç alıp başımı ezmeye çalışıyorlar.Ama yemezler.İlimde bende,itikad da,iman da ama zaten herkeste bunların olması gerekiyor.işte özeti bu.
Zannın büyük çoğunluğu günahtır hadis-i şerifini hatırlayın ve ona göre 10 kere düşünün.
Ve gelelim yeni abüme,
Bendeki sen adlı yepyeni albümümüz size kavuşmayı bekliyor.Kolerayla çok hoş bir albüme imza attık.Bu bizim ikinci ortak albümümüz.Birincisinden daha farklı ve daha belirgin.Hissi bir albüm.Sözler dokunaklı,müzik tehlikeli derecede melankolik.Bu yazdıklarımla heyecanınız iki misli oldu değil mi?
Bence heyecanlanın,buna değecek.toplam 16 taze şarkı sizleri bekliyor.Scratch delileri için bir şarkı yaptım hem de uzunca bir scratch track.Bunun haricinde 1 tane de derin mi derin bir solo şarkım var.Dinlediğinizde içinizde bir ürperti oluşacak ve bugüne kadarkilerden biraz daha güçlü olacak.Heyecanınızı anlıyorum ve kısa bir süre daha heyecan üzere olmanızı istiyorum,böylesi şahane.
Ve geldik sona;
Şimdilik sıradaki heyecanın kuyruğundayım.o kadar çok kişi sırada bekliyorki benimle birlikte.İyisimi kuyruktan kısa bir süreliğine ayrılıp köşede soluklanmak,dinlenmek.Turnemize iştirak edip gelme lütfunda bulunan canım dinleyicilerime kalpten teşekkürlerim ve en derin muhabbetlerimle!…
yunus samsuni mahlas sago bass
Selamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu
Muhteşem bir turnenin sonuna geldik.Çok yorulduk,en azından ben çok yoruldum.Turne bitti lakin yeni albümün çıkacak olması ve hazırlık aşamaları yorgunluğuma ek oldu.Yine de şu bir gerçek ki,yorulmadan olmuyor.hakederek kazanmak işin en önemli kısmı.Bu yorgunluklar her ne kadar bedenimi ve zihnimi yorsa da biliyorum ki ben bu işten nimetleniyorum.Elhamdülillah!…
Turneden bahsedeyim;
Şehir şehir bahsetmektense kısaca genellemeyi tercih ediyorum.Her yerin ayrı bir havası oluyor.Bir şehri anlatsam diğeri de istiyor.Malum sevgi heryerde sevgi.Şehir ya da insan ayrımı yapmadığım için genellemeyi tercih ettim.Mesela Ankara’ya konser vermek üzere gittiğimde biliyorum ki herşey harika olacak,çünkü orası yıkılmayan bir kale gibi.Buna keza Bursa’ya gitmek üzere yola koyulduğumda kalbim bana herşeyin iyi gideceğini söylüyor,İzmir desen kesinlikle aynı hisleri bana hissettiriyor,konser ve dinleyici iyi olacak diyebiliyorum.Şimdi bunları duyduktan sonra İzmit,Sakarya,Adana gibi iller de aynı şeyleri duymak,okumak ister.Aynen her yer için farklı güzellikler hissediyorum.Adana’da 2006 dan bu yana beklenti vardı.Özlem-hasret doruktaydı.O kadar muhteşem bir Adana konseriydi ki,uzun zaman akıllarda kalacak.Sonrasında orkestramla yemeğe gitmemiz ayrı bir renkti.Adana’da yemek yemek de apayrı bir eğlence-zevk.Teşekkürler Adanaya.
Şu an inanın ne yazmam gerektiği hakkında hiçbir fikrim yok.İyisimi ben yazayım sizler okuyun.Sabahın 8 inden bu yana çalışıyorum saatim 21:19 u gösteriyor ve hala çalışıyorum.Hergün bu derece aktif olmasam da genelde hep böyleyim.Bazen gecelere dek bazen uykusuz kalarak bazen de yarı uyuyarak yarı çalışarak ama bir şekilde belirgin tempolarla hayattayım.
Turnede PESIMIST ORKESTRA da vardı:)
Asıl anlatılması gereken bu turnenin kahramanlarıdır.Gerçekten arkadaşlarım-kardeşlerim muhteşem bir işe imza attılar.Onlar çaldıkça bizim sesimiz daha fazla çıktı.Benim müziğim eğer ki iyi çalınamazsa insanları kesinlikle tatmin etmez.Duyguyu vermeden tepkiyi bekleyemezdik zaten.Pesimist Orkestra üyelerine,her birine ayrı ayrı teşekkürlerimi sunmak istiyorum.Pesimist Orkestra:Bateride Anıl,Klavyede Deniz,Bass Gitarda Feryin,Elektro ritim gitarda Engin!… alkış:)
Son iki konserdeyse Feryin yerine çocukluk arkadaşım Gökhan bizlere eşlik etti.1996 yılında ilk grubumu kurmak üzere müzisyenleri toplamıştım.Bas gitarda kuzenim vardı klavyede ben ,vokalde çağlar ,gitarda ise gökhan vardı.O zaman çok eğleniyorduk ama sadece eğlenmiştik.Gökhanı 14 sene sonra ilk kez Pesimist Orkestraya dahil olduğunda gördüm.Bir deri bir kemik kalmış ama ne bass gitar performansıydı !… son zamanlarda ne zaman çok duygulandın diye sorsanız Gökhanı 14 sene sonra gördüğümde diyebilirim.Bunun nedeni şuydu:
Feryin’in özel bir konsere katılması gerektiğinden mütevellit bas gitar performansı için bir kişi lazım geldi.Bana ‘’senin çocukluk arkadaşın Gökhan gelsin mi?” dediler.İçimden dedim ki”bir Gökhan var o da taiwan’a temelli gitti başka Gökhan mı var?” sonra dediler ki” Zaten beraber grubunuz varmış” .O zaman zarfında Taiwana giden Gökhan’la da Rap ve Break dans grubumuz vardı.Dedimki kendi kendime ”Yahu işte Taiwan a giden Gökhan bu ”.Ve dedimki onlara ”Tamam o Gökhan gelsin”.Konserden evvel son bir pratik de yapamadığımız için ilk konserde karşılaşma şansımız oldu.Bir de baktım ki o Gökhan o değilmiş.Tamamen aklımdan çıkmak üzere olan bir anım canlandı.Eskiden grup kurmak istediğim Gökhan bana 2 anımı birden hatırlattı..
1996 daki hayaller 2010 da gerçek oldu her ikimiz için de.Nerden nereye.
Yaaa işte böyle.Anektodumuzu da aktardıktan sonra devam edelim.
Turne ilk başta bana korkutucu gelse de,orkestrayla pratiklerimizin gün geçtikçe iyiye gitmesi neticesinde korku etkisini heyecana bıraktı.Sonuçta bence ortaya çok farklı ve ilk kez denenmiş harika bir rap turnesi çıktı.Aslında sadece rap demek müziğe ihanet olur.Turnede rock da vardı,arabesk de vardı,taverna da vardı,newage de vardı,jazz ve heavy metal de vardı.Kısacası içime çok sindi.Devamını da istiyorum.
Pesimist Orkestraya teşekkürler…
Yorucu bir turne programından geriye resimler ve videolar kaldı.Hayat işte böyle hızlı kaçıyor önümüzden yakalayabilene aşk olsun.
Bir sonraki turne Bendeki Sen turnesi olacak.Eşim Kolera ile büyük,geniş kapsamlı bir turne için geri sayıyoruz.Allah’ın izniyle kavuşuruz inşa’allah.
Konserlerde bayanları rahatsız etmeleri,sıkıştırmaları,ezmeleri,kısacası çeşitli şebeklikler yapılması turnenin kötü taraflarından.Bundan sonraki turnede eğer gözüme böyle bir şey çarparsa o şahsı ya da şahısları sert kullanarak kapı dışına attıracağım.Aksi taktirde bayan kardeşlerimiz rahata eremeyecek.Herkesin rahatı için artık böyle yapmam şart.Biraz saygı.Be mübarek adam içeride Allah adı geçiyor sen orada torbaya çarpsan değsen şehvete kapılıyorsun,kapalı bayanlar içeride izlemeye gayret ederken insafsızca onlara art niyetle yanaşıyorsun.Bayanların da konseri daha arkadan izlemeleri onların hayrına olur,ön taraflar çok sıkışıyor.Bu turnede çok rastladım bu hadiselere.Üzüldüm ama sahneden hangi birine yetişeyim.Neyseki tadsızlık çıkmadı hiçbir şehirde.Asıl tadsızlık benim içimdeydi de kimse anlamadı.Buradan okuyunca anladınız işte.
Aklımda olan şeylerden biri de su meselesi.Oradaki uzun bekleyişte birçok kişi su kaybediyor ve bayılanlar oluyor.Konser esnasında da benden su isteyenler oluyor.Sonuçta bir su bayii değilim ama halinize de üzülüyorum.Bu turnede bir kız gördüm acınası bir halle bana bakıp ”ne olur su” dedi.O arada ben rap yapıyordum kaptırmıştım ama onca hengamede elime su alıp kendisine ulaştırmayı başardım.Bana inanın o şarkı bitene dek suyu kana kana içti.O kadar sevindim ki onun adına.Ufakça bir kızdı.Hahahaha ne alemsiniz.Yanınızda su bulundurun.Konser başlamadan 1 lt felan için.Şişin ,için için şişin:) şaka bir yana bu konu mühim.
Kafile 2 den bahsedeyim.Çünkü Yeraltı Kafilesi albümü ve gelişmeleriyle ilgili bir yazı ya da haber yapamadık.Yoğunluğumdan dolayı kendime de vakit ayıramadım diğerlerine de ama idare ediverin.
Öncelikle belirtmeliyim bu albüm büyük bir kumar gibiydi.Ya satacaktı ya da batacaktı.Ne sattı ne de battı.Ama benim ruh halimi batırdığı kesin.Albümdeki bir takım arkadaşlar büyük beklentilere girdiler,para beklentisi olanlar oldu,muhteşem satışların olduğunu zannedip bizden gizli soruşturanlar ve ters ters mailler atanlar oldu.Gerçekten bunlar oldu.Şaşılacak iş.Ne beklerken ne bulduk.Sanki onlardan gizli para kaçırıyormuşuz gibi davranmaları beni kırdı.Aslında çoğu arkadaşımız ses soluk çıkarmadan adabıyla işine devam etti.En azından susabildiler.Ama bir takım kardeşlerim hallendiler,onların kıyıda rüzgar çıktı.Orada çıkan rüzgarın komşuya değmemesi ne mümkündür.İlk Kafile albümünde de bunu yaşamıştım.O nedenle 2. kere basımı olmamıştı.Yeraltı Kafilesi nin de 2.basımını yapmayacağım.Ben daha fazla insanların halleriyle haşır neşir olmak istemiyorum.Oysaki ben onlara destek olsun diye bunu yapmıştım.Bu iş buraya kadardır.Bu albüm içindeki rapçilerden istediğime de solo yapabilirim ama bu kafile 2 albümü için noktayı koyuyorum.herkese satış raporlarımız ve miktar beyanımız bildirildi ulaştırıldı.Usule uygun bir şekilde helaliyle bu işi de atlattık.
Nokia ile anlaşma yaptık.1 şarkı ve aynı şarkının özel remixi ile ilgili bir anlaşma.Bir dizi iz adlı şarkı ve remixi.Biz bu anlaşmadan bir tek kuruş almadık ama öyle mailler öyle lakırdılar var ki sanki milyon dolarlar kazanmışım da para kaçırmışım.Yapmayın Allah aşkına böyle müslümanlık olur mu? Nokia bize bir reklam fikri sundu Comes with music adı altında bir oluşumdan söz etti.Bizler de tek bir şarkıyla işe dahil olduk ama maddiyat adına zırnık almadım.eğer tüm albümümü verseydim Nokia’ya tabii ki hakkımı alırdım ama bu sadece küçük çapta karşılıklı bir reklamın anlaşmasıydı.Ama arkadaşlar sağolsunlar hadisler maillediler,özlü sözler yazan mı istersiniz ne isterseniz var.Yaa sizler iyi müslümansanız ben o müslümanlıkta yokum.Böyle olmaz bu iş.bilip bilmeden zanla yürümez bu itikad.Şerhini bile yapamadığınız hadis-i şerifleri henüz gerçekliği kesinleşmemiş,belirsiz bir zan üzerine yazmak,tebliğ etmek ne kadar gülünç ve acınasıdır.Ne kadar farklı ve büyük bir günahtır.Keşke bunu bilseydiniz.Ama size göre en akıllı sizlersiniz.
Bu arada ben bir müzisyenim ve bana bir din adamı gibi muamele yapılmasını istemiyorum.Ben müziğimde dini meselelerden bahis açabiliyorum,tasavvuftan söz edebiliyorum ama bu demek değildir ki ben bir din müzisyeniyim ya da bir din adamıyım.Ben sadece müzisyenim ama olması gereken gibiyim.Bazıları sürekli üzerime gelip duruyor.Sago şu günahı işliyor,sago niye şöyle yapıyor vs vs.Sana ne ki? size ne ki? Önce kendi tadilatını bitir sonra komşununkine yardım edersin.evin yerle bir olmuş duvarların rutubeti ciğerlerini sağır etmiş sen hala aman yandaki arkadaşın evi düzenlensin diyorsun.Bu ne lakırdıdır…
Kısacası ben bir müzisyenim,günahım da benim sevabım da.Ve ben hiçbir cemaatin,hiçbir tarikatin,hiçbir din adamının dahilinde değilim.Ben tek başına bir bireyim.Herkes de öyle.Ben tasavvuf aşığıyım,sizin sandığınız gibi bir cemaatin içinde olan şarkıcı kimlikli bir cemaat üyesi de değilim.Ben benim ve kimse bendekini benden iyi bilemez.Bazen benim mütevaziliğim insanların kibirleriyle ters düşüyor,bazen de mütevaziliğimden güç alıp başımı ezmeye çalışıyorlar.Ama yemezler.İlimde bende,itikad da,iman da ama zaten herkeste bunların olması gerekiyor.işte özeti bu.
Zannın büyük çoğunluğu günahtır hadis-i şerifini hatırlayın ve ona göre 10 kere düşünün.
Ve gelelim yeni abüme,
Bendeki sen adlı yepyeni albümümüz size kavuşmayı bekliyor.Kolerayla çok hoş bir albüme imza attık.Bu bizim ikinci ortak albümümüz.Birincisinden daha farklı ve daha belirgin.Hissi bir albüm.Sözler dokunaklı,müzik tehlikeli derecede melankolik.Bu yazdıklarımla heyecanınız iki misli oldu değil mi?
Bence heyecanlanın,buna değecek.toplam 16 taze şarkı sizleri bekliyor.Scratch delileri için bir şarkı yaptım hem de uzunca bir scratch track.Bunun haricinde 1 tane de derin mi derin bir solo şarkım var.Dinlediğinizde içinizde bir ürperti oluşacak ve bugüne kadarkilerden biraz daha güçlü olacak.Heyecanınızı anlıyorum ve kısa bir süre daha heyecan üzere olmanızı istiyorum,böylesi şahane.
Ve geldik sona;
Şimdilik sıradaki heyecanın kuyruğundayım.o kadar çok kişi sırada bekliyorki benimle birlikte.İyisimi kuyruktan kısa bir süreliğine ayrılıp köşede soluklanmak,dinlenmek.Turnemize iştirak edip gelme lütfunda bulunan canım dinleyicilerime kalpten teşekkürlerim ve en derin muhabbetlerimle!…
yunus samsuni mahlas sago bass







